Bugün özgürlügümün ilk günü
voltalı saatler geçti anlayacagın.
katran çaylarla birinci sigaraları
birbirini kovalamayacak.
gündüzü de;
en az o uzun geceler kadar sevecegim.
sabahları gardiyan gürültüsüyle degil
kızımın öpücügüyle uyanacagım belki...
belki de hiç tespih sallamayacagım ömrümce
ve sigara tüketemeyecek beni.
ziyaret saatini beklemeden
hatta saate hiç bakmadan yasayacagım.
saçlarımı tekrar siyaha boyatıp
güzel gözlü kızlar tavlayacagım.
geceleri basımı temiz bir yastıga koyup,
biraz zor olacak ama;
güzel rüyalar görecegim ben de.
silahımı maziye gömecek
ve onu hiç ziyaret etmeyecegim.
hem yeminliyim hamama gidecegim,
çayıma istedigim kadar seker atabilecek
kuru fasulyeyi soganla yiyebilecegim,
yanlıs yere götürse de otobüse binecek
hatta taksi çevirecegim.
içerdeyken sadece pencereden gördügüm
gökyüzünü satın alacak,
yıldızları fakirlere dagıtacagım.
artık soguk olunca soba yakabilecek,
sıcak olunca pencere açabilecegim.
bir telefonum olacak hem de hemen
günes gözlügü takacagım ben de
güvercinler alacagım kendime.
ama;
ilk günden salacagım sokaklara,
anami hiç aramayacak
babama bir sarılacak
bir daha bırakmayacagım.
ve ben artık yürekten sevecek,
dostlugu sonuna kadar hissedecegim.
ama;
suna inan ki dostum
namusum;
özgürlügüme kavustugum bugün çignense
ben hiç gözümü kırpmadan
yine içeri gidecegim.
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Boyacı Şiiri
pantolon paçalarıma attı ellerini
izin vermedim kızdı:
- dur evlat, dur!..
ben alıskınım, dedi.
ezildim, utandım kendimden
altmısındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu
gecenin bir yarısıydı
yüzündeki çizgiler anlamlı
gülümseyerek sordu:
- memleket evlat
- samsun amca, dedim.
samsun…
konusmak istemiyordum utancımdan
o basladı anlatmaya:
- üç oglum var evlat
biri doktor, ikisi polis
doktor olan çok benziyor sana.
ayakkabılarımı boyuyordu
ve yası altmıstı
eziktim ve sordum:
- neredeler simdi?
- bilmem, dedi
gülerek,
- aramıyorlar beni, sormuyorlar
arada bir haberleri geliyor
iyiler ya, bos ver gerisini
degistir evlat,degistir, dedi.
vurdu ayagıma
- utanıyorlar benden
boyacıyım ya hani.
bir keresinde hastaneden kovdu beni
sana benzeyen,
doktor olan yani
pismis üstüm basım, aldırmadı içeri
yıllar oldu görmedim hiçbirini.
bogazım dügümlendi yutkundum
- teyze yasıyor mu amca, dedim?
- yasıyor ya yasıyor, dedi.
bak karsıda o da,
ördügü patikleri satıyor.
döndüm gösterdigi tarafa
nur gibi yüzü
tombul elleriyle
patik örüyordu teyze
- erzurumluyum evlat, dedi
dadasım yani
yirmi yıldır yapıyorum bu isi
çocuklarımı ayakkabı boyayarak
okuttum ben…
sıktım dislerimi
ve sordum:
- amca kızmıyor musun çocuklarına
baksalar ya size,
niye çalıstırıyorlar hala
gecenin bu yarısı terminallerde.
- bu hamur çok su götürür evlat
bos ver dedi bos ver,
degistir hadi
hem sen arıyor musun ki babanı.
sustum….
- benim babam yok, dedim
küçükken ölmüs görmedim.
gülümsedi:
- anladım
sen ondan kızıyorsun benimkilere
- ne demek istedin amca, dedim.
altmısındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu.
- benim babam da boyacıydı evlat, dedi
baba meslegi yani…
otuz sene oldu ben de görmedim babamı
öldü mü kaldı mı bilmiyorum
bu yüzdende onlara kızamıyorum
degistir evlat, degistir, dedi
utanarak vurdu ayagıma…
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Kalmadı Şiiri
Cam yerine penler takılalı
Duyamaz olduk ramazan davullarını
Adım atınca yanan ısıklar yüzünden
Yavruları yakamaz oldu apartman ısıklarını
Telefonlar cebe girdi gireli
Bayramlar da göndermez olduk kartpostalları
Kandiller de hediyelesmek varken
Yollar olduk, kopyalanmıs mesajları
Bilgisayar gireli neredeyse her eve
Unuttuk kalem tutmayı
Hatırlayanımız var mı acaba
En son ne zaman kime mektup yazdıgını
Kombi petekleri sardıgından beri
Evlerin dört bir yanını
Çöplere atılır oldu
Kısları soba üstüne konulan, portakal kabukları
Hazırı satılmaya basladıgından beri marketler de
Analar bükmez oldu artık mantıyı
Süperi hiperi çıktıgından beri marketlerin
Küstürdük mahallemizdeki bakkal amcayı
Hani bide geçmesek önünden dolu posetlerle
Bu kadar üzülmezdi yılların yaslı delikanlısı
Tebessümle yaklasırdık mahallenin delisine önceleri
Simdilerde küfreder olduk görünce
Çocukların bile kalmadi hiç utanması
Sigarayla yakalanınca kızarırdı suratlar
Simdilerde gençlik yüze üflüyor dumanı
Artık içki sarılmıyor, gizliden gazete kâgıdına
Alenen içilir oldu, zıkkım olası
Önceleri okul önlerinde
Kâgit helva, elma sekeri, simit satılırdı
Artık bulamazsa kızar oldu gençlik esrarı
Parklarda
Göremez olduk nese ile oynayan çocukları
Onların yerini okuldan kaçan liseliler aldı
Yagmur yagdıgında yürüyemiyoruz kaldırımlar da
Islatıyor hızlı soförlerin sıçrattıkları
Yanında ıslatanın kahkahası da cabası
Rica özür ve tesekkür, dil e adeta zulüm oldu
Onlar yerini küfre ve hakarete bıraktı
Kravat la gidilirmis önceden maçlara
Simdi yerini döner bıçakları aldı
Top denilen yuvarlak mesinde
Kaybettik ruhlarımızı
Top saga sola savurdu hepimizi ama yetmedi
Sonra gerçekten saga sola ayırdılar insanları
Ve;
Sanmayın ki canlar hiç yanmadi
Öyle geçtik ki kendimizden gol sonraları
Silahla indirdik balkondaki yavruları
Bir türlü atamadık içimizden gizli magandalıgı
Hosgörü içimizden göçeli beri
Daha çok yumruk atar olduk
Ne yüregimiz nede ellerimiz hiç acımadı
Ha unutmadan
Umarsızlıgın dikkatsizligin ve saygısızlıgın adı bulundu
Trafik canavari
Sanat, yetenek, , yarisa döndügünden beri
Daha az dinler olduk Barıs agabeyi ve Sezeni
Alkol komasından öldü de bir yarısmacı
Bu memleket de tabutu bayraga sarıldı
Sonra inanması zor ama bir ara
Sehit diye anıldi
Velhasil demem o ki
Mahrem memleketten ayrıldi ayrılalı
Namahrem sardi dört bir yanı.
Söylenecek birçok sey var belki ama
Kalemim de kan
Bende yazacak yüz kalmadı…
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Deniz Taşı Şiiri
Gidiyorum iste çekmeye sensizligi
bir gül bile veremeden sana.
doyasıya tutamadan ellerini
bir kez olsun bakmadan gözlerinin içine
bir kez olsun sarılmadan doyasıya gidiyorum.
elimde bir deniz tası
beynimin tüm yoları seninle kaplı
kalbim esirin olmus ama;
otobüsün penceresinde benimlesin aslında.
ve ben ilk defa aglayarak gülümsüyorum
yoksun artık yanımda ama
kanımda dolasıyorsun
tüm vücudumu aslında...
seni sensiz yasamaya gidiyorum Ankara’ya
sen olmayacaksın ama
ben yalnız seninle konusacagım
bir ihtimalle çıktıgım bu yolda
ömür tüketmeye razıyım.
yasamayan bilmez bu duyguyu
için kaynar durduramazsın,
gözyaslarının hepsi birden çıkmıstır yola
ama kaza yaparlar yarı yolda.
yani güzelim aglayamazsın
içine akıtırsın tüm kahırlarını
ve içli bir of 'tan baskasi gelmez elinden...
iste gülüm;
sensiz gelen ilk günün günesi,
tıpkı gözlerindeki ısık gibi.
yan tarafımda annesinin kucagında
bir bebek var daha ayında.
inanir mısın;
en fazla senin kadar masum bakabiliyor.
herkes uyuyor yar otobüste
bebek bana
ben bebege bakıyorum
ve ben;
sabahın otobüse gelmesiyle
anlıyorum ki sana asık oluyorum…
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Bir anda Şiiri
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - ARTIK Şiiri
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Ankara Şiiri
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - YA DA Şiiri
Ya ağlamasın hiç kimse
Ya da gülmesin şu her zaman gülenler
Ya kimsede olmasın para denen illet
Ya da paylaşmasını öğrensin paralı millet.
Ya kimse söylemesin sevdiğini
Ya da yapsınlar sevginin şu asıl tarifini.
ya şu bayramlar hiç yaşanmasın
Ya da bayramlarda et yemeyen kalmasın
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Emirden Şiiri
Bakarsın bir güzele gönülden
Göz yaşı akıtırsın hayaline içten
Seversin ta damardan, derinden
Ve kader onu sana getirir
Sanki emirden
Uğruna ölürsen öldürürsün
Vurur, kırarsın
Şehri yakarsın belki
Hayatını silersin defterinden
Ve kader onu götürür
Sanki emirden
Yine anlamaz akıllanmazsın
Peşine düşersin duygularının ölümüne
Dostlar kırarsın
Ve mutlaka yalnız kalırsın
Bu kez kader seni ona götürür
Sanki emirden
Sonra sevemez olursun kimseyi
Hayaliyle yatarsın gecel
Ellerin boş yüreğin ağzına kadar yar doludur
Bu kezde kader ölüm der
Yine emirden
Atalay DEMİRCİ Şiirleri - Biz İnsanoğluyuz Şiiri
Ne istediğimizi bilmeyiz çoğu zaman
Babanın, tabutunu taşırken anlarız kıymetini
Sevgiliyi elden gidene kadar sevemeyiz
Mutluluk dibimizdedir kör olur göremeyiz.
Biz insanoğluyuz!
Rüyaya dost'dan daha fazla inanırız
Bardak kırar gibi kalp kırar
Doğruluk gün gibi ortadayken
Yalanı arar bulmak için kıvranırız
Biz insanoğluyuz!
Gerçekten seveni nerdeyse döveriz
Eğer kaçarsa nefret eden mutlaka yetişiriz
Derdi varsa birinin, en uzağına gider
İyi gününde, ondandaha fazla güleriz
Biz insanoğluyuz!
Anayı ölümüne yakın hatırlarız
Paraya her şeyden daha fazla aşığız
Ümitlerimiz daha yeşermeden koparır
Sevgimizi gösteremez herkesten sakınırız
Biz insanoğluyuz!
Kötünün niyetini, iyinin şevkatini
Ecel kapısı çalana kadar anlamayız
Yardımı her şeyden çok bekler
Küfrü ağızdan asla atmayız
Biz insanoğluyuz!
Rahatlığın en yücesi hep hayalimiz
Darlıktan ders almak en zor işimiz
Burnumuz kanasa isyan eder
Kuru ekmek, zeytine şükretmeyiz
ÇÜNKÜ BİZ
İNSANOĞLUYUZ! ..